Mültecilik ve Din Temalı konular Kültürel bir radio’da dinlemek sizler için uygun mudur?

8.9 Aralik ta yapilacak olan prgoram 2017

Rote Fabrik’te 8 Aralik Cuma ve 9 Aralik Cumartesi

Avrupa’ya göç  eden mültecilerin karşılaştığı sorunlar arasında , göç ve din arasındaki ilişki sorusu tekrar tekrar ortaya çıkar. Göçmenler göçmen toplumundaki dini uygulamaları ile azınlıktırlar. İnanç ve maneviyat hakkı toplumda özel bir durumdur.  Bu durum kültürler arasi anlayısta hem bir tehlike hemde potansiel bir gerilim yaratır.

Bununla birlikte Radiyo Lora gibi kültürler arasi, mültecilik ve din açısından hiç bir ticari, irkcı ve cinsiyet ayrimcilığı yapmayan  bir Radiyodur.

Göçmenler ve din konusunu, alternatif olan Radiyo Lora, ticari olmayan, irkçı ve cinsiyet ayrımcısı olmayan  duruşuyla – Göçmenler ve Din konusunu birlikte işleyecektir.

Birçok göçmen ve ilticacı insan, dini uygulamaları konusunda çok kötü bir tecrübeye sahip.

Latin Amerika, Afrika’da Katolik ve Protestan kiliselerin yanı sıra Hıristiyan mezheplerin uygulamaları birçok insana güçlü bir savunma duruşu bıraktı. Hıristiyan kiliselerinin ve mezheplerin sömürge sömürüsü ile olan ortaklığı bugün hala hissediliyor ve birçok insanı meşru bir şekilde kiliseye karşı tutumlara itiyor. Kendisi Güney Afrika’dan bir Katolik piskoposu olan Desmond Tutu, Kilisenin sömürge yağmacısına karışmasını özetliyor: „İlk misyonerler Afrika’ya geldiğinde, İncil’e kendileri sahiplerdi ve biz de araziye sahibtik. Dua etmemizi istediler. Ve gözlerimizi kapadık. Tekrar açtığımızda durum tersine çevrildi: İncil’i aldık ve arazi sahibi olduklarını „söylediler.

Birçok Yeni akim, meditasyon ve ezoterik akımlar, komplo kuramlarına yakınlıklarıyla bilinen milliyetçi ve ulusalci fikirler gibi ırkçı, ataerkil ve kapitalist iktidar yapılarıyla da karışırlar.

Radyolarda, toplum medyasinda din rolüyle ilgili tartışmalar birkaç kez ortaya çıktı: Alternatif bir radyoda din yasaklanmalı mıdır? Veya kendi maneviyatı hakkında konusmak mesru mu? Radyo Lora sosyal ve kültürel güç ilişkilerini sorgulayan ve sosyal olarak dezavantajlı grupların seslerinin duyulmasini sağlamaktadır.  Bunun  için Radyo Lora perspektifinden bakıldığında, özellikle din ve iktidar katilimi sorusu ortaya çikar. Bu çerçevede, bu iki  güç acisindan bakıldığında  Radyo Lora din hakkında bu çıkan sorulara cevap vermeli ve irkçi, ataerkil ve kapitalist olmayan durusuyla bu sorulara  cevap verecektir.

Konferans, Uluslararasi Insan Hakları Günü vesilesiyle düzenlendi ve Rote Fabrik’te gerceklesecektir. Din, mültecilik  ve medya konularında çesitli perspektifler sunulmaktadir. Konferans Radio LoRa’da canli olarak yayınlanacak ve 2 dilde ( Türkçe ve Ispanyolca) olarak çevrilecektir.

Ekteki  brosürden veya www.lora.ch internet sayfasindan  program hakkinda ayrıntıları bulabilirsiniz.

Program

8 Aralık Cuma

19 :00 Selamlama ve Program hakkında bilgilendirme

Felipe Polanía Konsept ve Proje yöneticisi, Radio LoRa

19:30 Acılış Konuşmasi I :  MEDYADA DiN KONUSU

Think-Tanks inanclararasi baskani Amira Hafner-Al Jabaji. Müslüman islam bilimi arastirmacisi ve serbest gazeteci. Subat 2015 ten  buyana, SRF kanalinda „Sternstunde“ SRF 2011 programinin Din bölümünün sunucusu.  Uzun yillara dayanan Dinler arasi Tecrübesiyle Anna-Göldi ve 2016 Fischhof ödülüne sahip.

Kriz sorusu „Din hakkinda ne düşünüyorsun?“  Medyada sürekli belirtilen, cok hassas bir konu, birde üzerine özellikle Göçmenlik konusu eklenirse. Aynı zamanda, toplumumuzda yaşanan aşamalı sekülerleşme ve farklılaşma karşısında aşırı derecede değerlidir. Siyasal bir savaş alanı olan din şu anda tekrardan işleniyor; Hem insanları gündelik hayatta taşıyan manevi ve dini pratik için bireysel arayışlar. Birde Medya bu geniş konuyla nasıl yaşıyor? Medya, insanların dine ilişkin farklı tecrübelerini ve tutumlarını nasıl temsil etmektedir? Ve: Dinin medyal temsiliyeti nasıl bir sonuç elde eder?

20:15 Acılış Konuşmasi II : Gazeteciligin Yükümlükleri ve Hakları

Seraina Kobler Isvicre basin Konseyi üyesi. Serbest Gazeteci, 2016’ya kadar farkli Gazetelerde calıştı (Tages Anzeiger, Sonntagszeitung ve Neue Zürcher Zeitung) 2017’den  bu yana isvicre basin Konseyi üyesi.

Bilgilenme Hakkı, ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı temel bir insani haktır. Gazeteciler gerekli toplumsal söylemi güvence altına alıyor. Bu taahüddün dışında, Yükümlülükleri ve hakları bu zorunluluktan türetilir. İsviçre Basın Konseyi, halka ve medya çalışanlarına temyiz topluluğu olarak hizmet vermektedir. Tüm gazetecilere uygulanan mesleki yükümlülüklerini izliyor -Gazetecilerin Davranış Kurallarına uyumu tam 40 yıldır izleniyor.

Cumartesi 9. Aralık

14:00 DİN-TÜM MEZHEPLER? DİNİN PROBLEMI OLARAK TEMEL DİNAMİKLER VE GÜÇLENDİRME

Dieter Sträuli InfoSekta Dernek Başkanı, mezhepsel sorular dairesi. Psikolog ve Zürih Üniversitesi’nde mezheplerin psikodinamiği üzerine dersler vermekte; Psikoanalitik eğitim, Psikoanalistlerin eğitimi. Araştırma konusu: modern mitler (UFO’lar, komplo teorileri, pseudosciences, mezhep ideolojileri)

Tarikatsız dinde mümkün, inanlarin kendi dindarlıklarına ve kendi düşüncelerine olan mesafelerini gerektirir. „Tarikat“, eğer dikkatli değilsek hepimizin çabucak düşebileceği bir durumdur. Bu tehlike nedeni gerçekle olan ilişkimizdir. Gerçek var, ancak bu bizim konularda bir „lütuf“. o bir anlık anlayış için daima orada. Onu tutmaya çalışırsak, gücünü kaybeder. Bu durumda (kötü) bir çözüm, diğer inançlara sahip insanlara zulüm etmektir, böylece kendimize „gerçekte“ kalma yanılsamamızı devam ettirebiliriz. O zaman kendimizi inanmayan insanlara inananlar olarak tanımlıyoruz. Sonuç zulüm ve savaştır.

14:45 INANC- VE VICDAN ÖZGÜRLÜGÜ HUKUK DEVLETINE KARŞI BIR JOKER KARTI DEĞİLDİR

Andreas Kyriacou İsviçre özgür Düsünceler Dernegi Başkanı. Bilgi yönetimi danışmanı olarak çalışmaktadır. İngiltere’de, Kibris’ta ve Isvicrede  büyüdü ve Potsdam’da ve Groningen’de klinik dilbilimi ve İngiliz Open Üniversitesinde İşletme okudu. 2015’ten 2017’ye kadar Zürih Üniversitesinde Uygulamalı Etik MAS’yi tamamladı. Bitirme tezinde tutuklulara intihar yardımına erişim hakkı verilmesi gerekip, gerekmediğini ele aldı.

Federal Anayasa’nın 15. maddesi inanç- ve vicdan özgürlüğünü garanti eder. Bu yasa Zekice hazirlanmiş- ve topluluklarin hak iddia etmesi gibi değil, açık bir şekilde bireysel bir hak olarak belirtir. Bu Yasa’nin diğerlerinin üzerinde durmadığı ve bu nedenle diğer yasal garantilere karşı bir Joker kartı olarak anlaşılmayacağı açıktır. İnanç özgürlüğü yalnızca kendi ideolojik inancını özgürce seçme ve kendi başlarına veya başkalarıyla paylaşma belirtme hakkını değil, aynı zamanda herhangi bir dini topluluğa dahil olmama hakkını da içermektedir. Bu özgürlükler ancak Seküler bir devlet tarafından garanti edilebilir. Bu nedenle, onunla ilgilenmek ve daha da geliştirmek için önemlidir – çünkü ayni zamanda toplum giderek dinden uzaklaşıyor.

15:30 Ayrimcılık Olmadan Din Özgürlüğü Hakkı

Tarek Naguib Arastirmaci ve Sosyal Hukuk Ögretim görevlisi Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi

İnanç- ve vicdan özgürlüğü garanti altına alınmıştır. Herkes kendi dinini özgürce seçme hakkına sahiptir ve ayrımcılığa maruz kalmadan, başkalarıyla birlikte ve toplulukta dile getirmek, ayrımcılıktan muaftır. En azından Federal Anayasada Teoriede böyle deniliyor. Sunumda bu merkezi hukuk varlığının mevcut gerçekte korunup korunmadığı sorusunu inceleyecek. Bunun disinda, belirli şartlar altında, dini özgürlüğü kullanma hakkını, ayrımcılık yapmaksızın kısıtlamak için müsaade edilmez olup olmadığını da incelenecek.

16:45 Din Devrimsel Güc olarak: iyleştirme kuramı nedir ?

Nicolás Herrera Farfán, Colectivo Frente Unido’da Arastirmaci. Latin Amerika Enstitüsü, Karayip Araştırmaları Enstitüsünde ve Buenos Aires Üniversitesi/ Arjantin Arastirmalarinda katkida bulunmustur.

Kurtuluş Teolojisi, Hıristiyan teolojisinin Latin Amerika yönüdür. Kendisini „yoksulların sesi“ olarak görür, kapitalist sömürüye ve baskıya uğrayanlarin tarafında durur. Kurtuluş teolojisinin ortaya çıkmasına üç durum katkıda bulunmuştur: İkinci Vatikan Konseyi (1962), Camilo Torres Restrepo’nun gerilla mücadelesi ve ölümü, Kolombiya’daki Katolik rahip (1967), Medellin’deki ikinci genel Latin Amerika Episkopos Konferansı (CELAM) (1968). Kurtuluş teolojisinin merkezi noktası: Tek başına dua etmek yetmiyor; hayır işleri devrimci bir pratikte yaşanmalıdır.

17:30 İslamla eleştirel düsünme

Recep İhsan Eliaçık Teolog ve yazar, Antikapitalist Müslümanlar adıyla tanınan İslamî-politik oluşumun teorik altyapısını geliştirmiştir.

Eliaçığa göre islam ve Marxisizm celismemektedir. Kur’an’da sıkça belirtilen mülkiyet, zenginleşme, sadaka ve faiz terimleri arasinda bi referans olustururarak, Karl Marx’ın Kapitallinde madde, mülk, sermaye, para ve emek terimleri arasında bir bağlantı kuruyor. Daha sonra sosyal, devrimci, demokratik ve liberal İslam kavramını öne çıkarıyor ve metafizik tamamen İslam ile çelişiyor. Eliaçık, 2003 yılında „geleneksel düşünceleri düzeltmek ve ilahi vahiyleri güncellemek“ amacıyla kendi Kur’an çevirisini „Yaşayan Kuran“ olarak yayınladı. (Türkiye’de anti-kapitalist Müslümanların „Just State“ adlı makalesinden http://www.tlaxcala-int.org am 31/10/2015)

18:15 Yahudilik : Toplu Bellek olarak Din

Dr. Annette Mirjam Böckler Zürih Dinlerarası Diyalog Enstitüsünde Yahudilik Koordinatörü (ZIID) ve Haham olarak Londra’daki Leo Baeck Koleji’nde eğitim görüyor. İncil ve ayin bilimcisi, Yahudilik üzerine çeşitli eserler ve makaleler yazarıdır.

Yahudi hayatı hafızada yaşıyor. Kimliğimizi dünyayı yaratan İbrahim ve sünnetine, Mısır’dan Çıkış’a, Tevrat’ın armağanına dayanarak kuruyoruz, aynı zamanda pogromlar, kovulmalar ve yok etme girişimleriyle ilgili pek çok hikaye var. Şık ve bakımlı olan diğer ülkelerdeki aile geleneklerini hatırlatıyorlar. Çoğu Yahudi grup yabancı bir vahaya benziyor, bazıları ise harici olarak ayırt edilemez. Bütün bunlar Yahudilik için gereklidir, çünkü Yahudi dini grupların oluşumu ve insanların bir arada yaşaması ile ilgilidir. Topluma entegrasyon mümkün mü? Ve nasıl? Ya da hangi durumlarda değil? Kolektif hafıza, daha geniş bir topluma entegrasyonu engellemekte veya teşvik etti mi?

19:00 Kapanis Konusmasi

20:00 Film Gösterimi

„EL RASTRO DE CAMILO“ Diego Briceño, (2016). OmU Engl.

Film, Kolombiya gerilla rahibi ve kurtuluş teolojisi figürü Camilo Torres Restrepo hakkında.

Werbeanzeigen